|
İçerik |
|
|
|
Kategoriler |
|
|
|
Son Yazılar |
|
|
|
En Çok Okunanlar |
|
|
|
Linkler |
|
|
|
Site İçi Arama |
|
|
 |
|
MESLEĞİMİ SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİM? |
Üniversiteye hazırlanan tüm gençlerimizin temel sorusu ve sorunudur; meslek seçimi. Gün geçtikçe meslek seçenekleri de artmaktadır. Her meslek farklı yetenekleri beraberinde getirmekte olup, doğru veya yanlış meslek seçimleri de bireyin başarısı ile doğru orantılıdır. Yanlış meslek seçimleri, özellikle eğitimi tamamlandıktan sonra kişiyi hem başarısızlığa hem de mutsuzluğa sürükleyebilmektedir.
Üniversiteye hazırlanan gençler arasında sıkça sorulan sorular:
Doğru meslek nasıl seçilir? Doğru meslek seçimi neden önemlidir? Mesleğimi seçerken nelere dikkat etmeliyim? Meslek seçimi yolları nelerdir? Meslek seçimi nedir? Meslek seçimini etkileyen faktörler nelerdir? Meslek seçiminde dikkat edilecek hususlar nelerdir? Meslek seçerken neler yapmalıyız?
İşte tüm bu sorulardan yola çıkarak meslek seçiminde şunlara dikkat etmeliyiz:
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
Kitap Özeti// SANAT, TASARIM VE GÖRSEL KÜLTÜR/ Malcolm BARNARD |

SANAT TASARIM VE GÖRSEL KLÜTÜR/ Malcolm BARNARD
Görsel Kültür; insan tarafından üretilen ya da ortaya konulan görülebilen her şey........
Bu tanımla yola çıktığımızda işlevsel ya da iletişimsel amacın tasarıma dayandığını söyleyebiliriz. Tasarım dendiğinde estetik amaç ortaya çıkar ve tabi ki sanat... Aynı zamanda görsel kültür terimi nesnelerin uygulamaların ve diğer elemanların deneyim ve düzeni oluşturdukları süregelen tarihsel ve toplumsal sürelere de karşılık gelmektedir.
Sanatçının ve tasarımcının portreleri ve oluşturdukları grup ve akımların görsel kültürün çehresini etkilediği aşikardır.
Sanat ve tasarımda bilinçli bir çalışma ortamı yüksek kalite estetik gösterge sistemleri önemlidir. Bu tanımlamalar görsel kültürü anlamak ve analiz etmek ve açıklamak için kullanılabilirler. Görsel kültürün farklı biçimlerde ürünler koymayan bir alanını düşünmek zordur. Bu biçim eşitliliği modada, mobilya tasarımında, fotoğrafılıkta, grafik tasarımında, resimde, araba tasarımında ve sinemada da vardır.
Görsel Kültür ve Toplumsal Süreç; toplumumun varlığını devam ettirdiği>>>>>>>>
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
SANATA DAİR GÜZEL SÖZLER.. |

Sanat, hayatın bir parçası, sanatı sevmemiz için sanatçı olmanız şart değil. İnsan, sanatı hissettiği sürece kendi görüş açılarına, yeni bir ufuk çizgisi ekler. Sanatı, kendi alanında tarihe ismini yazdırmış büyüklerimiz, bakın nasıl ifade etmiş...
"Sanatı anlamak için önce bütün sanatların kaynağı olan hayatı anlamak, öğrenmek gerekir.Yine hayatı ve sanatı anlamak için herşeyin temeline, doğaya inilmelidir." Eliel Zaarınen
"Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta Cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz. Fakat SANATKÂR olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim." M. Kemal ATATÜRK
“Bir vurmalı çalgıyı sesin nereden geldiğini anlamak için kesip açmak anlamsız. Sanatın gerçekliği de hiçbir zaman bilim tarafından açığa çıkarılamaz” F.Lloyd Wright
"Resim, gözle görünen bir şiirdir, şiir ise hissedilen bir resim." Leonardo da Vinci
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
Ağlayan İç Sesler... |
Acılar yaşanırken yüreklerde iç sesler çoğalır an be an beklenen yeni ümitlerle. Kayıplar yaşarız çok sevdiklerimiz bazen hiç vakitsiz terk ederler; kavuşurlar hakkın hikmetine. Ne kayıplar verdi bu millet, ne uğurlar için uğurlandı birçok beden.
Hiç anlam veremediğimiz olaylar yaşamadık mı?
Yaşadık, bazen çok uzağımızda, bazen çok yakınımızda... Her ikisinde de üzüldük, ağladık, yandık çoğu kez, ama en yakınımızda olduğunda daha çok ağladık, üzüldük ve yandık...
Genç yürekler gitti, şehit oldu, kimisi al bayrağının koynunda, kimisi de şerefli mesleğinin koynunda ve hatta kimisi hiç yoktan yere gitti anlam veremediği olayların gölgesinde...
Gidenler bir dolu iz bıraktı sevenlerinin ıssız ve sessiz ağlayan yüreğine. Analar ve babalar oldu kuzularına ağıt yakan. Eşler oldu yalnız kalan yüreklerine taş basan. Çocuklar oldu, ‘Nereye gitti benim baba?’ dediler, doyamadıklarının ardından ve sonradan öğrenecekleri zamanın koynunda gün be gün içli ağlayan. Sevgililer oldu, ıssız ve sessiz ağlayan yüreklerine gömüldü saf aşk...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
ASIL ADI ATİYE... |
Asıl Adı Atiye kitabını elime aldığım an aradan geçen yıllara rağmen romana kaldığım yerden devam ettiğimi hissettim. Sıdıka Hanım hala sıkıntı çekmektedir ve küçük bir eve taşınmıştır. Büyük kız Atiye evlilik çağına gelmiş kültürlü güzel biridir, aynı zamanda da kendini beğenmiş bir kişi görüntü sergilemektedir. Çocukluğundan beri aşık olduğu Kemal ile evlenme hayalleri kurmaktadır; fakat Kemal’in para için başka bir ile evlenmesi ile hayatında büyük bir darbe alır ve o anki ilk talibi Mustafa ile evlenir. Kocası, Atiye’yi çok sevmekte ve saygı duymaktadır. Evliliğinin ilk yıllarında Atiye bir sağlık problemleri ile karşılaşır ve çocuk sahibi olamaz. Kocası bu durumu önemsemez; fakat zaman içinde başka bir kadınla ilişki yaşamaya başlar. Atiye Hanım birkaç kez affedip evliliğini kurtarmaya çalışsa da sonunda gururuna yenik düşer ve boşanır.
Atiye Hanım o dönemin en iyi terzilerinden olup gerek kültürü ile gerek giyim kuşamı ve konuşması ile tüm dikkatleri üzerine çekmektedir. Hatta Atatürk adına verilen bir yemeğe kendisi de çağırılmış; fakat kocası çağırılmamıştı. Yemeğe yalnız katılmak zorunda kalmıştı. Kocası Mustafa, karısının her zamana kendinden ön planda olmasına aldırmıyor gibi görünse de aslında bu ezikliğini de eşini aldatarak intikam almıştır.>>>>
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|